hala aklımda öpmelerim
hem de benim olmayan dudakları...
ama bunlar benim zevklerim.
demek ki bu sefer hayat kaybetti,
fark etmez zaten benim kaybetmem;
eşitiz şimdi...
bir resim,
harlı yanıyor içim.
bir resim,
seni özletiyor.
ve hayalin;
kedi gözleri gibi
-ışığı gördüğü gibi siniyor;
yok oluyor.
ya sen, yani sen ordaki, o resimdeki kadın-kimsin-koynuna girmem ile yok olacak mıyım sende?.. yalan değil, tesirin flaş patlağı gibi, gözbebeklerimde izli'sin, korkuyorum, anlıyor musun?... bilmemen olmadığı anlamına gelmiyor, ben yetim olduğum kadar da bardak dolusu, hasretliyim, bu halim korkarak olsa da, vakurca gizli içimde, ama bir yudum umut var mı sende ben ile paylaşacağın, olan umudunu yoksa, güç günlere mi saklıyorsun?...
...gecenin ortasında, kelimelerimi cümlelerimi kıyma makinasına atmışım, sebil olmuş kederlerim, yerelere dökülmüş ne varsa gözümde:fazla koşturmam ile hayalini, terin akmış yanaklarıma. ben şimdi başka bir elde çekili pimim ile henüz patlalamışım, korkman tabi. ama bende yok.

beklentisizce sarılıp yatmak; gözler henüz tavanda, henüz toz zerresi yaşanacaklar. ateşli dokunmadan, sessizce... bir kitap gibi, hiç okunmayacak, klasik, öyle sevişmek ki, dokunmak tek eksik. bir yerinde kuş varmış gibi kanat çırparak kalbi, göğsünde bir kumru yatırmak, kıyamadan. üstelik, bir daha olmayacak böylesine. başkalarının olmak, oysa kimsenin sebebi tek seveni kendi olanların üvey ülküsü akılda serde.
başka ülke ellerin, başka bir sevda mahsülü. başka bir gece, bir makus talih ölümü. ama hiç yaşanmamış, yaşanamacak, hayallerden aparılmış, gerçekten koparılmış; kaçak. bir tel saçlarından, ağzıma-tat gelen. ellerim okşamaya koyulmuş, ürkek avcı, bir adım daha olmadan koşulan en hızlı maraton, amacı.
ne yazık, ham kalan meyvalar, hayata yansıyan acı.
buruk sevinçlerin adamının avuntusu hepitopu
değil gemiler, seve seve yakılırdı soyusopu..
bir yudum aşk için, bir yudum sevişmeye;
ölüme koşan bacaksız kurşun askeri hallerimle hem de..
şimdi çekirdekleri çıkartılmış,
öyle pervasızım, perdelerim olmamış gibi.
biten ne ise beni de başlattı adeta.
haydi söndür beni aşk, yada şehvet;
bana ucu değen ne ise bana yabancı,
olmadığım kadar başkası eden beni...
susuz gecelere ve maket hayallere alıp savuran.
tadım ithal, yangınım ihraç unsuru
bense kimsenin piçi, adeta gerçeğin öcü...
hadi ellerin yokmuş, hadi bunlar yalan, ben gerçek yalnızlığım içimde kısılı kapan.
yine bir şarkı ve ben gözleri dolan oldum, vay canım... özlemişim seni, kızsak da yada hayali bir nefeste üstüme yıksak da üstüme tüm gerçeğiyle. hadi kırsak şimdiyi, geçmişin tozunu alsak bir kalemde; hani olmamışlığıyla bir ham meyvanın, dalından koparsak yani diyorum, ucuz ucuz hayal yaşasak. oysa yetmiyor bunca yaz sussuzluğu ile kanımı emmem sana açlığımdan ve sersefil özledim seni. şimdi duysa özlediğimi, hayattan kopuk sadece yaşayışım darılır, çünkü ben sadece nefes alıyorum. yoksun ve her özleyişimde kocaman bir yumruk seni görmek isteyen gözüme bu; gerçekliği yani olmayışının ama hamlığı değil-hakeza dupduru ve sımsıkı hatta çürümeye yüz tutmuş olgunluk, ama mosmor vurduğu yer acır artık ve ötesine.
neden bunca çabam inan onu da bilmiyorum, seni özlemek yada varlığını aramak bir refleks gibi. karanlık mahkumu bir ama olsam anca bu kadar, hatta kaderime razı oluşum da vaki de, neden bunca aydınlık arayışım?...
Daha kötüsü de var be gülüm. Bunca arabesk sevmek benimkisi, pespaye ona da lafım yok ama sanırsam canımın bir yongası sen, içimde ne kadar yok olsan da, bir şarkı, bir rüya, bir anı seni var ediveriyor birden ve vazgeçişim olmayacak bu bozuk plak sevmelerimden seni yada sen sandığım ve sakladığım şeyi. bırakıp gittin sen yada gitmişliğin ile varsın gerçekliğimde, oysa... neyse. okumayacağın peşinatı ile tuttum ben bu kiralık ömrün bu sadece kendi sıcaklığımın ısıttığı sevdayı.
canım acıyor hafif hafif. seviyorum bu şarap acısı damağımda özlemenin verdiği ateşin yangısı, seni ve senliliği. melankolik yaftası ile, kanıyorsam da kendi canımdan, kendi tasarrufumdan.
Not: Yazan ezik, bir şarkı ile kendini direksiyon başı ağlar halde bulmuş ve belki bir kaza atlatmış bir paralel evren şanslısıdır ve rücu edişi ile aşkın, böyle nafile yanmaktadır. yani yakmaz elinizi, o zaten çok pişmiş haldedir.
Etiketler: amele yanığı
kaç mesela,
ben gündüz avcısı bir gece korkağı gibi,
dönencelerce seni arayacağım, emin ol.
sus yada konuşma, itirazların suspus,
güzel dudaklarından düşmesin tek hece,
karış sessizliğe, ben huzura dinleyeyim...
koşarak evden çıkmak gibi herşey, kaçar gibi ama. yalnızlığından, tek düzeliğinden kaçarken, soluksuz ve arkasından koşturan varmış gibi, hızlı yürümelerin işgalinde bir koşmak.
sonra geri dönmek, yaralı bir bacakla. gitmek istemeyerek geri, sanki özlemek sanki olmamayı...
Al sana değişiklik. deney benim hayatım. sadece deney. aynısını deney'ip sıkılmama deney'i.
